Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Bilimi

kapak-resmi-41

Gerçek Bilim, DEHB’yi Gerçek Bozukluk Olarak Tanımlıyor

Dünya üzerinde bilime dayalı faaliyet gösteren bazı saygın kuruluşlar, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun, doğru bir şekilde tanımlanmaması ya da tedavi edilmemesi durumunda potansiyel olarak yıkıcı sonuçlara sahip bir problem olduğu kanısındalar.

Sebepleri ve beyin kimyası

Araştırmalar, dikkat eksikliğinin çok güçlü nörobiyolojik temelleri olduğunu ortaya koydu.

Tam olarak sebepleri henüz tespit edilememiş olsa da, söz konusu davranış bozukluğunun görüldüğü popülasyon üzerindeki en büyük etkenin kalıtım olup olmadığı konusunda sorular mevcut.

Kalıtımın bir etken olarak görülmediği durumlarda; hamilelik dönemindeki zorluklar, hamilelik döneminde bebeğin alkol ve tütüne maruz kalması, erken doğum, ciddi ölçüde düşük doğum ağırlığı, kandaki yüksek kurşun seviyesi ve doğum sonrası beynin ön bölümlerinde meydana gelebilecek yaralanmalar, DEHB riskini değişen ölçülerde arttırmaktadır.

Araştırmalar, DEHB’nin aşırı şeker tüketimi, aşırı televizyon izleme, ebeveynlerin zayıf çocuk yönetimleri veya yoksulluk, ailesel kaos gibi sosyal ve çevresel faktörlerin DEHB’ye sebep olduğu yönündeki görüşleri desteklemiyorlar. Elbette bunların da aralarında olduğu birçok şey, söz konusu semptomları, özellikle de bazı belirli bireylerde, tetikleyebilir. Ancak bu tarz bireysel tetikleme durumları için var olan kanıtlar, söz konusu durumların DEHB’yi tetikledikleri sonucuna varılması için yeterince güçlü değiller. Aynı şekilde yetersiz kanıta sahip olan bir diğer görüş de, renklendirici ve koruyucular gibi eklentiler ya da yemeklere karşı sahip olunan hassasiyetin DEHB’ye sebep olduğu görüşüdür. Birçok kontrollü çift-kör (double-blind) çalışma, söz konusu etmenlerin DEHB sahibi çocukların çok azında önemli olduklarını ortaya koymaktadır. Bir dizi kontrollü çalışma da, yine söz konusu etmenlerin DEHB’li olsun ya da olmasın tüm çocuklarda, düşük düzeyde etkileri olduğunu belirtmektedir. Bu bağlantılar üzerinde yapılan araştırmalar devam etmektedir.

Sinirsel Kimya

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu sinirsel kimyası üzerinde yapılan yapısal ve fonksiyonel görüntüleme çalışmaları, DEHB’nin fizyopatolojisinde, katekolamin açısından zengin frontal ve korteks altı sistemleri içeriyorlar. Hiperaktivitenin hayvansal modellerinin yanında uyarıcı ilaçların etkinlikleri de, DEHB’nin kaynaklarından en azından bir tanesinin, katekolamin dengesindeki bozulma olduğunu gösteriyor.

ABD Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü’nün yaptığı 10 senelik bir çalışmada, DEHB’li çocuklarda ve ergenlerde beyin hacminin, DEHB’li olmayan akranlarına göre %3-4 oranında daha küçük olduğu ve ilaç tedavisinin DEHB’ye yol açmadığı sonucuna varıldı.

DEHB’nin fizyopatolojisini daha da iyi bir şekilde tanımlamak, sinirsel görüntülemenin tanısal yararlılığını belirlemek ve tedavinin fizyolojik etkilerini ortaya çıkarmak adına temel sinirsel görüntüleme araştırmaları halen devam etmektedir. Ancak söz konusu araştırmalar, sinirsel görüntülemenin pratik uygulamaları için henüz yeterince belirli değillerdir.

Bilişsel Kontrol

Dikkatsizlikle ilintili olarak belirtilen DEHB semptomlarının birçoğu, esasında bilişsel kontrollerdeki noksanlıkların birer semptomudur. ‘Bilişsel Kontrol’ kavramı, beyinde bulunan ve diğer beyin fonksiyonlarını aktifleştiren, bütünleştiren ve yöneten, çok çeşitli merkezi kontrol süreçlerini belirtir.

Yale Üniversitesi’nde doktora yapan Thomas E. Brown, bilişsel kontrolü bir orkestra şefine benzetmektedir. Şef, müzisyenleri konser esnasında organize eder, aktifleştirir, odaklar, bütünleştirir ve yönetir; böylece orkestranın kompleks müzik üretmesini sağlar. Benzer şekilde, beynimizin bilişsel kontrol yetisi de organize eder, aktifleştirir, odaklar, bütünleştirir ve yönetir – böylece beynimizin hem rutin işleri hem de yaratıcı çalışmaları icra etmesini sağlar.

Bilişsel kontrolün okul ve işi etkileyen bileşenleri şunlardır:

  • Kısa süreli hafıza ve hatırlama (bilgiler üzerinde değişiklik yaparken gerçekleri akılda tutma, uzun süreli hafızada saklanan gerçeklere erişme)
  • Etkinleştirme, uyarılma ve gayret (başlama, dikkatini verme, işi tamamlama)
  • Duygu kontrolü (hüsranı hazmetmek, bir şey söylemeden ya da yapmadan önce düşünmek)
  • Dili içselleştirme (davranışları ve gelecekteki aksiyonları kontrol etmek için içsel konuşmayı kullanmak)
  • Karmaşık problem çözümü (bir problemi parçalara ayırmak, parçaları analiz etmek, yeniden bir araya getirmek ve yeni fikirler yaratacak şekilde onları organize etmek)

Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

Çocuk ve Genç
Psikolojik Danışmanlık ve Psikiyatri Merkezi

Ataşehir – İstanbul, Türkiye
Adres: Barbaros Mahallesi Ihlamur Sok. Ağaoğlu My Prestige Binası No:31-32 Ataşehir, İstanbul
Telefon: 0 216 6881474

Add Comment

Required fields are marked *. Your email address will not be published.